Gazeteci Merdan Yanardağ, “casusluk” suçlamasıyla gözaltına alındıktan sonra avukatı Bilgütay Hakkı Durna, İstanbul Emniyet Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı.
Durna, savcılığın yaptığı açıklamaların ardından suçlamaları öğrendiklerini belirterek, “Deliller nedir bilmiyoruz, şu anda sadece kamuoyuna yapılan açıklamalar üzerinden bilgi sahibi oluyoruz” şeklinde konuştu.
“SAVCILIK KAMUOYU OLUŞTURMAK İÇİN PEŞ PEŞE AÇIKLAMA YAPIYOR”
Durna, sabah saatlerinde TELE1’den gelen telefonla operasyonu öğrendiğini belirterek şunları söyledi:
“CASUSLUK SUÇLAMASI AKIL DIŞI”
İddiaların “casusluk” olduğunu belirten Durna, suçlamaların somut delillerle desteklenmediğini açıkladı:
“Savcılığın açıklamasında Yanardağ’la ilgili bir paragraflık bir iddia var. Casusluk iddiası, 2019 seçimlerini manipüle ettiğine yönelik. Ama bu iddiaların delilleri nedir, hiçbir açıklama yok. Biz de dosyayı inceledikten sonra hukuken değerlendireceğiz. Ama Yanardağ’a casusluk isnadında bulunmak, bizim açımızdan kabul edilemez. Başka bir zamanda olsaydı gülüp geçeceğimiz bir iddia olurdu ama ülkenin bugünkü koşullarında ciddiye almak zorundayız.”
“MÜVEKKİLİM YURTSEVER VE SOLCU BİR GAZETECİ”
Durna, Yanardağ’ın gazetecilik ve siyasi duruşuna vurgu yaparak, suçlamaların mantık dışı olduğunu belirtti:
“Ben Yanardağ’ın avukatlığını uzun süredir yapıyorum. TELE1’in de avukatıyım. Yanardağ hakkında açılan birçok dava var, hepsinde savunmasını yaptım. Yıllardır söyledikleri, yazdıkları, düşündükleri ortada. Yanardağ yurtsever, solcu bir kimliğe sahip. Ona yönelik ‘İsrail casusluğu’ iddiası akıl dışı. Filistin halkıyla dayanışması, İsrail politikalarına yönelik eleştirileri ortada. Bu nedenle böyle bir iddia ne mantıken ne hukuken kabul edilebilir.”
“HUKUKİ SÜRECİN SAĞLIKLI YÜRÜMESİNİ İSTİYORUZ”
Henüz Yanardağ’la görüşemediklerini belirten Durna, bürokratik işlemlerin tamamlanmasının ardından görüşmeyi yapacaklarını söyledi.
Temmuz ayında hakkında soruşturma açılan ve genişletilen kişinin tanınmayan biri olduğunu belirten Durna, sürecin şeffaf ve adil olmasının önemli olduğunu vurguladı ve “Şu anda tek temennimiz hukuki sürecin sağlıklı bir şekilde devam etmesi. Ama 2025 Türkiye’sinde bunun mümkün olup olmayacağını bilemiyorum açıkçası” şeklinde konuştu.
YANARDAĞ’IN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI: “HÜSEYİN GÜN’Ü TANIMIYORUM”
Gazeteci Merdan Yanardağ’ın emniyette verdiği ifadede “Hüseyin Gün’ü tanımıyorum. Bu 5. sınıf bir kumpas. Hayatım boyunca Filistin halkı ile dayanışma içinde oldum. İsrail ile ticareti sürdürenler siyonist rejime karşı mücadele eden bize operasyon yapıyor. 2019 seçimine müdahale etme gibi bir durumum asla söz konusu olmadı. O seçim döneminde yalnızca gazetecilik yaptık, konuklar aldık. Hayatım boyunca hiç kimseyle gazetecilik faaliyeti dışında bir ilişkide bulunmadım. Bu, bana ve TELE1’e yönelik kötü kurgulanmış 5. sınıf bir kumpas” olduğu öğrenildi.
“SEÇİM BÖLGELERİNE İLİŞKİN ANALİZ YAPARAK SEÇMEN PROFİLİ ÇIKARDIKLARI VE STRATEJİ BELİRLEDİKLERİ…”
Casusluk soruşturmasıyla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada şu ifadelere de yer verildi:
“… Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığı için fon oluşturmak olduğu, Suç Örgütü yöneticilerinden şüpheli Hüseyin Gün’ün şüpheli Necati Özkan ile örgütün bu amacı doğrultusunda 2019 Yerel Seçim Kampanyasında işbirliği yapmak ve özellikle seçmenlere ait gizli bilgilerin sızdırılması suretiyle bu amaç doğrultusunda eylemde bulundukları, seçim bölgelerine ilişkin analiz yaparak seçmen profili çıkardıkları ve strateji belirledikleri, bu çalışmayı gerçekleştirirken de seçmenlere ait bilgilerin yabancı istihbarat servisleri ile paylaşıldığı ve eylemin casusluk faaliyeti kapsamında olduğu, ayrıca şüpheli Hüseyin Gün’ün suç örgütünün kurucusu diğer şüphelilerden Ekrem İmamoğlu’yla irtibatı ve ortak buluşmalarının bulunduğu anlaşılmıştır.
Yine soruşturma kapsamında elde olunan delillere göre medya mensubu şüpheli Merdan Yanardağ’ın Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı Suç Örgütü yöneticilerinden şüpheli Hüseyin Gün ile casusluk faaliyetlerine ilişkin çok sayıda irtibat ve yazışmasının tespit edildiği, tanık beyanı ile de doğrulandığı üzere şüpheli Merdan Yanardağ’ın şüpheli Hüseyin Gün’den menfaat temin etmek suretiyle seçim sürecinin basın ayağını organize ettiği ve 2019 yerel seçimlerinde yabancı istihbarat servisleri ile iştirak halinde seçimlerin manipüle edilmesi noktasında faaliyette bulunduğu ve bu şekilde casusluk suçunu işlediği anlaşılmıştır.”