İnsan Neden Öz Güvensiz Olur?

Güven eksikliği neyden kaynaklanıyor? Tabii ki de küçüklükten tutun karşılaştığınız sorunlara kadar sizi etkileyecek bir takım faktör bulunuyor. Fakat asıl arkasında yatan psikolojik sebepleri biliyor muydunuz? Gelin hep birlikte bir göz atalım…?

1. İnsanlar neden güven arayışına çıkarlar?

İnsanların güven arayışı doğuştan gelir ve her şeyin yolunda gitmelerini ister. Fakat her şeyin fazlası zarar cümlesi bu durum için de geçerli. Örneğin iş yerinden bir telefon geldiğini hemen en kötüsünü düşünürüz. Acaba ne oldu? Neden arıyorlar gibi soruları kendimizi sormaya başlarız.

Diğer bir yandan endişe ve hüzünlü duygulardan insanlar hep kaçmak ister.

Peki bu ne kadar doğru? Yani nereye kadar kaçabilirsiniz ki yaşamak istemediğiniz duygulardan? Bu duygulardan kaçarak kendinizi ilerde daha da kötü hissedebilirsiniz. Çünkü beyne bu durumu alıştırıyorsunuz. Herhangi bir sorun yaşadığınızda beyin artık bu olaylarla baş edemeyeceğini ve kötü duygulardan kaçmak isteyecek.

2. Aynı zamanda başkalarından duygusal destek almak da sizi ileride kötü etkileyebilir.

Başkalarını kendi acılarınız ve duygularınız için kullandığınızda kendinizi kötü hissedebilirsiniz. Bunun sebebi de tamamen psikolojiyle bağlı bir sorun. Şu da bir gerçek ki korkularınız ve güvensizlikleriniz size aittir. Ve onları sağlıklı bir şekilde yönetmekte yalnızca siz sorumlusunuz. Bu yüzden başkalarını dahil etmek yardımcı olmayabilir.

3. Kendinizi sürekli ikilemde bırakmak neye sebep olur?

Kendinizi sürekli şüphede bırakırsanız veya ikilemde kalırsanız beyninize küçük bir mesaj iletirsiniz. Yani bunu ara sıra yaparsanız büyütülecek bir şey yok ama sürekli kendinizi ikilemde bırakmak ilerde sizin için sorun yaratacak. Örneğin önemli bir karar almak zorunda kaldığınızda beyniniz karar veremeyecek ve ikilemde kalacaksınız.

“Kendinizi ikilemde bırakmak hayatın belirsizliğini isteksizce kabul etmektir.”

Başka bir deyişle, ne kadar çabalarsanız çabalayın eğer belirsizlik sorununuz varsa her zaman sonucun yetersiz kalacağını göreceksiniz. Bunun sebebi de ne istediğinizi tam olarak bilmediğinizden ve her şeyden şüphe etmenizden kaynaklanıyor. Kendinizden emin olmak istiyorsanız hayatın belirsizliğine karşı savaşıp verdiğiniz kararların arkasında durmanız gerekiyor.

4. Olası bir durumda en kötüsünü düşünmek.

Gelecekteki kaygılarınızı düşünüp kafanızda en kötü senaryoları sizde yazıyorsanız bırakmalısınız. Her ne kadar hepimiz de bunu yapsak bazı durumlarda gerektiğini de unutmamalıyız. Fakat bunu alışkanlık haline getirip sürekli gelecekte gerçekleşecek kötü olaylar için en kötüsünü düşünmek hem özgüveninizi azaltacaktır hem de sizi endişeli biri yapacaktır.

5. Geçmişte yaptığınız hataları sürekli düşünüp kafanıza mı takıyorsunuz?

Buna örnek vermek gerekirse, iş yerinde yaptığınız bir hatayı sürekli düşünüp kendinizi yıpratmak gibi sorunlar oluşabilir. Ya da acaba tekrar bu hatayı yapacak mıyım? Herkesin içinde küçük düşecek miyim tekrardan diye kendinizi yiyip bitirirsiniz. Fakat bu hatalardan ders çıkarmak önemlidir ve bir dahakine daha da dikkatli olunabilir. Son olarak da eğer geçmişe takılı kalırsanız sürekli kendinize olan güveniniz ve endişeleriniz ortadan kalkmayacaktır.

6. “Korkmaktan korkuyorsunuz”

Güveninizi kıran aslında korktuğunuz şey değil o an hissettiğiniz duygulardır. Bu biraz karmaşık gelebilir o yüzden bir örnek vererek pekiştirelim. Örneğin 100 kişinin önünde yapmanız gereken bir sunum vardır ve bunun sizi germesi oldukça normaldir. Ancak korktuğunuz şey kimsenin umursamaması ya da cümleleri unuttuğunuz değil. Asıl olay korku ile birlikte gelen o duygulardır. Örneğin beyninizin içinde dönen sorular, kalp atışlarınızın hızlanması, ve fazla endişelenmenizden kaynaklanır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir