AK Parti, uzun süredir tartışmalara neden olan Türk Kızılay’ına yönelik yeni bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Bu düzenleme, Kızılay’a geniş ekonomik ve idari ayrıcalıklar tanıyarak, kurumun afet ve insani yardım kapasitesini artırmayı hedefliyor gibi görünse de, muhalefet tarafından “denetimsizlik ve ayrıcalık yasası” olarak nitelendiriliyor.
6 Şubat 2023’te gerçekleşen Kahramanmaraş merkezli depremler sırasında yaşanan çadır sıkıntıları, Kızılay’ın iştiraki üzerinden AHBAP’a çadır satışının ortaya çıkması gibi olaylar, kamuoyunun Kızılay’a olan güvenini sarsmıştı. AK Parti’nin yeni teklifiyle birlikte, Kızılay ve iştirak şirketlerine Kamu İhale Kanunu’nun dışından doğrudan alım yapma imkanı sağlanıyor. Ayrıca, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın sosyal yardım verilerinin Kızılay ile paylaşılması da düzenlemede yer alıyor.
Muhalefet, bu durumun halkın hassas verilerinin güvenliğini tehdit edebileceğini ve yeni bir kişisel veri tartışmasına yol açabileceğini savunuyor. Kızılay’ın yönetim yapısının Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek olması ise, muhalefet tarafından “Kızılay’ın siyasallaşması” ve “kurumsal bağımsızlığın zayıflaması” olarak yorumlanıyor.
Yeni düzenleme ile Kızılay, uluslararası Kızılay-Kızılhaç ağlarından ve yabancı yardım kuruluşlarından Türkiye’ye gelecek ayni ve nakdi yardımlarda tek yetkili kuruluş haline gelecek. Bu durum, yardım faaliyetlerinin merkezileşeceği endişesini doğuruyor ve diğer sivil toplum kuruluşlarının etkisinin azalacağına dair eleştiriler getiriliyor.
Ayrıca, Kızılay şube başkanlarının Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları’nın mütevelli heyetlerine doğal üye olması gibi düzenlemeler de, sosyal yardım ağlarının giderek daha merkezi ve siyasi bir yapıya büründüğünü gösteriyor.
Bu yeni düzenlemeler, Kızılay’ın geleceği ve rolü hakkında önemli tartışmalara yol açarken, muhalefetin tepkileri de sürüyor.